Enter Contact Information Here
 
 

gerçekleştirme sanatı 

Facebook Twitter E-mail RSS
 
 
 
 
formats

Yalan Dolan

Published on Ocak 25th, 2012 by in Proje yönetimi

İnsanın en az DİN kadar sorgulamadan kabule ve inanmaya hazır olduğu ve dolayısı ile aldanmaya açık olduğu konular arasında sırası ile; bilim, özgürlük, demokrasi, insan hakları, çevrecilik, iklim değişikliği, GDO filan var!

Bilim insanlarının bazen en bağnaz din insanları kadar tutucu olabildiklerini biliyoruz. Mesela Isaac Newton bunun bir örneği. Pek çok kişi, bir konuya “bilimsel” yaftası ilişikse, onu sorgulamadan kabul edip, hatta ateşli savunuculuğuna soyunabiliyor. Bilimsel çevreler farklı veya aykırı görüşlere son derece kapalı, hoşgörüsüz, sabırsız ve dışlayıcı olabiliyor. Makale yayınlamaya çalışanlar, tez jürisine çıkanlar veya akademik ünvan tescil ettirmeye çalışanlar bu Vatikan benzeri cadı kazanlarını gayet iyi bilirler.

Özgürlük, demokrasi ve İnsan Hakları her halde beşeri tarihin en büyük yalanı! Doğa’da özgürlük değil, şartlara uyum ile hayatta kalınır. Doğa’da demokrasi değil, büyük balığın küçük balığı yediği düzen vardır. İnsan hakları ise, kurbanlık kuzu hakları veya aç-kurt hakları kadar abes bir kavram olsa gerek. Ancak bunların hepsi insanları sorgulamaksızın kandırılmaya elverdiren kavramlar. Bu kelimelerin telaffuzunda bile insanlar hemen hipnotize olmaya ve trans haline geçmeye, birilerinin güdümüne girmeye hazır oluyor.

(daha fazla…)

 
formats

Yetim TC Projesi

Published on Ocak 15th, 2012 by in Proje yönetimi

Bir karar alınmasını engellemek istiyorsanız yapacağınız en etkili hareket onu bir komisyona havale etmektir. Asırlarca tartışılır ve karar çıkamaz. Çünkü belli bir hedefin sahibi yoktur, bunun yerine farklı hedeflerin başka başka sahipleri vardır ve bir yere varılmaz.

Bir projeyi yok etmek için de en etkili yol onu sahipsiz bırakmak veya birden çok sahipli kılmaktır (aslında sahipsiz bırakmakla aynı etki).

Proje yöneticisi kavramının ve dolayısı ile mesleğinin ortaya çıkış nedeni işte budur. Projeyi, yani sonlu kaynaklar ile gerçekleştirilecek özgün işi, sahiplendirmek ve böylece gerçekleşmesini bir tür teminat altına almak içindir.

(daha fazla…)

 
formats

Ne İçin Yaşıyorsun?

Published on Ocak 13th, 2012 by in Genel

İnsanı tüm diğer canlıdan farklı kılan özelliği aklı ve ölümsüzlük arayışı…

Başarısızlık olasılığı olmasaydı, ne olurdunuz, neye sahip olmak isterdiniz, ne yapardınız? Rüyanız nedir?

Ne için bu rüyaya sahipsiniz? Bu rüyanızın, amacızın anlamı nedir?

Yani bu dünya’ya ne yapmaya, ne olmaya, neyi başarmaya geldiniz?

Eğitimlerimizde tüm katılanlara ilk sorumuz budur. Bu soruya her kişinin cevabı var elbet ama çoğu bu cevabı kendine bile itiraf etmez, düşünmez. Kendini çevrenin ve baskın yaşam tarzının dayattığı önceliklere ve işlevlere adamıştır, kaptırmıştır ve nihayetinde, aslında öylece miyadını doldurup ölmeyi beklemektedir!

Bakın ne dedim? 1-Düşünmez 2-Ölmeyi beklemekte…

(daha fazla…)

 
formats

Gerçek Hayat?

Değerli meslekdaşlar,

Aşağıda IT sektöründeki bir meslekdaşımızın lutfedip bana eposta olarak ilettiği bir sorusunu ve cevabımı, kendi izni ile sizlerle de paylaşıyorum.

Ayşe Hanım,

IT sektörü aslında PMI ve diğer proje yönetimi öğretilerinin en çok kullanılmasını gerektiren bir sektör. Öte yandan sizin de yazdığınız gibi maalesef IT sektörü de en az tüm diğer sektörler gibi çok kez planlama aşamasına hiç tahammülü olamayan bir sektör.  Aslında tahammülsüz olan sektör değil, bizim yöneticilerimiz.

(daha fazla…)

 
formats

Organize Olalım Bre Gafiller!

Yurtdışındaki Türkler bir türlü o yabancısı oldukları toplumun içinde kendi ortak çıkar veya haklarını korumak, kollamak için bir araya gelemezler. İrlandalı gelir; Yunan, İtalyan, Yahudi, Polonyalı, Çinli, Rus vs gelir de bizim insanımız ortak hedef etrafında organize olamaz. Toplansa da en kısa zamanda kavga çıkar dağılır. Almanya, Avustralya, Kanada, ABD, Fransa, Belçika’daki Türk cemiyetine bakınız; manzara hep aynı…

Apartmanlarda yönetim toplantılarında sadece kavga olur. Mal sahibi olanlar bile ortak bir bakım veya onarım konusunda anlaşamazlar. Adeta kendi malını sahiplenmekte ve korumakta bir umarsızlık sürer gider. Mutabakat sağlamak deveye hendek atlatmaya eşdeğerdir.

(daha fazla…)

 
formats

Ulusal Proje Meslek Konferansı

Proje olmak için özgün olmak lazımdır. Özgün olabilmek ise koşullanmalardan arınmayı gerektirir. Her seferinde yenilenmeyi ve önyargısız olabilmeyi gerektirir.

 

Hemen söyleyelim; ilk Ulusal Proje Meslek Konferansı’mızın asıl amacı ve hedefi EZBER BOZMAKTIR. Şöyle ki;

 

·         Taahhüt veren ve alan taraflar PROJE YÖNETİCİLİĞİ işlevini eksik ve yanlış biliyor.

·         Bu yüzden büyük sorunlar yaşanmakta,

·         Beklentiler karşılanamamakta,

·         Başta mutabık kalınan kapsam, takvim ve maliyetler aşılmakta,

·         Projeler başarısız olmakta,

·         Ve bu nedenlerle büyük itibar kayıpları yaşanmaktadır.

(daha fazla…)

 
formats

Mesleğin geliştirilmesi


Ankara ve İstanbul merkezli Proje Yonetim Derneklerimiz var. PMI, IPMA gibi ABD ve AB menşeli uluslararası mesleki kurumlar, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de, Proje Yönetimine yönelik kurslar, sertifikalandırma ve dernek faaliyetlerinde son derece agresif ve rekabetçi. Üniversite kürsülerinde Proje Yönetimi ile ilgili pek çok akademik içerikli çalışma, işin teorik boyutlarını enine boyuna işliyor. Çeşitli özel girişim kurumlarımız var, ki halk arasında proje kavramına dair farkındalık beslerken, ilgilenenlerin vesikalanmaya hazırlanmalarını sağlamaktan para kazanıyor. Proje Yönetimi ana başlıklı seminer, sempozyum ve her türlü Savunma Sanayii, Enerji, İletişim, Ulaştırma, Bilişim, İnşaat/Yapı sektörlerimizde artık PROJE YÖNETİCİSİ istihdamı çok bilinir oldu.

Ancak bütün bunlar işveren veya çalışanlar arasında Proje Yöneticiliği konularında bir dilbirliği, fikirbirliği veya en önemlisi, beklenti birliği sağlayabildi mi? Bunun cevabı biraz bu yazıya gelecek okur yorumlarından çıkacak. Benim şahsi görüşüm ise cevabın HAYIR olduğudur.

(daha fazla…)

 
formats

Yaptıran ve Yapan Meselesi

Başlıktaki ibareyi görünce belki çok kişinin aklına “yöneten ve yönetilenler” türü bir klişe gelecek. Ortaya koymak istediğim mesele, Proje Yöneticiliği görev ve sorumluluklarının tam ve doğru bilinmediği ve özellikle başka işlevlerinki ile karıştırıldığı, bu yüzden ciddi ihtilafların ve gerginliklerin yaşandığıdır.

Örnek; Takımının başkanı ile teknik direktörünü düşünelim.
Örnek; Filmin yapımcısı ile yönetmenini düşünelim.
Örnek; Orkestranın şefi ile başkemancısını düşünelim
Örnek; Şirketin genel müdürü ile işletme müdürünü düşünelim.
Örnek; Karargâhın komutanı ile birliğin komutanını düşünelim.

(daha fazla…)

 
formats

Delege Etmek!

Published on Mart 6th, 2009 by in Proje yönetimi

Delege Etmek fiilinin sözlük karşılığı Türkçemizde; Görevlendirmek, Yetki Vermek veya Aktarmak, Vekil/Temsilci/Elçi Olarak Atamak şeklinde gösterilmektedir.
Pek çok Üst Yönetici neredeyse kesintisiz olarak işlere yetişememek ve 24 saate sığmayacak kadar çok işi ve sorumluluğu taşımaktan muzdariptir. Onlara amirleri ve yakın çevreleri sürekli işleri kendi alt-ekiplerinde çalışanlara “delege etmelerini” telkin ederler. Ancak onlar da “delege ediyorum ama iş dönüp dolaşıp yine bana kalıyor” der… Bu kısır döngüye şahit olanlar çoğunluktadır aramızda.

Nedendir bu ?
Bayrak yarışını düşünelim. Bütün gücü ile koşmuş ve artık devam ederse verimden düşmeye başlayacak yarışçı, elindeki bayrağı taze ve kendini bu yarışı kazanmaya adamış birine verecek ve yarışa tam hız ve tüm potansiyel ile devam edilmesini sağlayacaktır. Ancak bayrağı bir türlü vermez, ya da elinden bırakmaz ve taze koşucu ile beraber koşmaya devam ederse neler olacağını düşünebilir misiniz?

(daha fazla…)

 
formats

Osmanlı’da Proje ve Yönetimi

Büyük kaynakların seferber edildiği özgün gerçekleştirme işlerine proje dediğimize göre, bu tanıma uyan Osmanlı devri işlerini merak ettim.

 

Çok derinleşmeden ve kısa sürede Wikipaedi
a üzerinde yapılan bir taramadan şunları öğrendim;

 

Yaklaşık 700 yıllık ömrü boyunca, Osmanlı İmparatorluğunda binlerce kişinin seferber edildiği işler arasında yapı işleri önde geliyor. Bu kapsamda, Mimar Sinan, Mimar Tahir ve Baylan ailesi Mimarlarının önderliğinde 17 büyük cami/medrese, 3 büyük saray, 2 büyük kışla, çok sayıda han/hamam/türbe, köprü, çeşme, yalı/konak/ev ve su yolları inşa edilmiş. İki tane büyük demiryolu projesi (Bağdat ve Hicaz), Don-Volga suyolu/kanalı, Tiberya yerleşimi, madencilik ve demir/döküm ile Istanbul, Gelibolu ve Karadenizde tersaneler var, ama bunlar daha ziyade yabancıların güdümünde yürütülmüş işler.

 

Aynı 700 yıllık süre zarfında, Osmanlı İmparatorluğunun onbinlerce kişiyi seferber ederek yürüttüğü işler askeri harekâtlardan ibaret. Bunlar, yaklaşık 100 büyük fetih/işgal, 70 büyük çıkartma, 15 büyük kuşatma ve 20 büyük savaş harekâtından ibaret.

(daha fazla…)

 
 
© MCM
credit