Enter Contact Information Here
 
 

gerçekleştirme sanatı 

Facebook Twitter E-mail RSS
 
 
Home » Proje yönetimi » Organize Olalım Bre Gafiller!
formats

Organize Olalım Bre Gafiller!

Yurtdışındaki Türkler bir türlü o yabancısı oldukları toplumun içinde kendi ortak çıkar veya haklarını korumak, kollamak için bir araya gelemezler. İrlandalı gelir; Yunan, İtalyan, Yahudi, Polonyalı, Çinli, Rus vs gelir de bizim insanımız ortak hedef etrafında organize olamaz. Toplansa da en kısa zamanda kavga çıkar dağılır. Almanya, Avustralya, Kanada, ABD, Fransa, Belçika’daki Türk cemiyetine bakınız; manzara hep aynı…

Apartmanlarda yönetim toplantılarında sadece kavga olur. Mal sahibi olanlar bile ortak bir bakım veya onarım konusunda anlaşamazlar. Adeta kendi malını sahiplenmekte ve korumakta bir umarsızlık sürer gider. Mutabakat sağlamak deveye hendek atlatmaya eşdeğerdir.

Açılım yapmaya, sıfır sorunlu dış politikaya, çılgın projelere soyunduk ama sonuç ortada: Ekip olamamak ve farklı sesler çıkartarak dağılmak. Ferdi ve fevri çıkışlar, van minıt herkesin dudağını uçuklatıp hayrete düşürmek ve arkasından tüm dünyaya alay konusu olmak, itibar kaybetmek…


Ülke onuruna gem vurup yabancı sermayeyi cezbeden tavizler, neredeyse alınan her nefesten toplanan dünyanın en yüksek vergileri ve akla gelen her varlığı satarak çocuklarımız ve torunlarımızı bağlayan bir ipotek ve morkıç girdabı yaratmak ve böylece elde edilen likit avansı har vurup harman savurduktan sonra dağılıp gidecek olmak. Bütün dünyanın etkilendiği darboğazlardan muaf olunduğunu iddia etmek. Zorluğu öteleyerek gelecek nesillere devretmek…

Ülke ben kendimi bildim bileli Ermeni lobisi ile baş edemez. Adamlar alakasız ülkelerin parlamentolarına alakasız kararlar aldırtmak için lobi yaparlar. Bizim ekiplerimiz ise hep yangın söndürmek üzere son dakikada göstermelik hamleler yaptıklarından o kararlar o meclislerden birer birer çıkar. Tarihe sahip çıkamayız. Dünya gözünde ezik kalırız.

Yine artık yılan hikayesi olan terör… Yıllardır ücra nokta karakollarımız terörist saldırıya maruz kalır ve bu konu 1980’lerden beri hep aynı şekilde medyaya yansır, aynı gerekçeler, aynı açıklamalar, aynı tehditler ve gelinen 30 yıl sonrasında yine aynı saldırılar ve şehitler… (1980’den beri gazeteleri şöyle bir tararsanız bu tür saldırı haberlerinin neredeyse kes-yapıştır misli aynı olduğunu görürsünüz). Sanki bu gidişat karşısında acz veya umursamazlık içindeyiz.

Enerji politikalarımız günü kurtarmalık. Özellikle yenilenebilir enerji politika ve uygulamaları sanki çocuk oyuncağı gibi. Afetzedelere tuvalet organize etmekten aciz yönetim birikimimiz ve boşverciliğimiz ile nükleer santrali nasıl işleteceğiz kazasız belasız?

Ülkemiz bir türlü yeni anayasa yapamaz. Eskisine de sahip çıkamaz. Zaten 1923’ten bu yana hangi toplum 4 anayasa eskitmiştir? Birlik beraberlik lafta kalır…

Deprem olur, afet olur herkes, ve en başta bu işten sorumlu olacağı izlenimi uyandıran birimler, hayretler içindedir. Ne yapalım olmuştur bir kere, ölen ölür kalan sağlar bizimdir… Hemen seferberlik ilan edilir ne kadar işe yaramaz malzeme varsa, başta çadır olmak üzere, ülkenin çöplüğü ilan edilen afet bölgesine yollanılır ve herkes vicdanını yunar. Yine müteahhitler vatan haini ilan edilir ve tek kişi o yapılara ruhsat veren yetkili ve etkili kişilere laf etmez. Sanki yine acz, yine umursamazlık… Elbette bu arada vergiler AVANS mahiyetinde toplanmış ve ferdi ve fevri kararlarla o günün yangın söndürme gereksinimlerine harcanmıştır. Risk yönetimi yapılmamış ve önlem alınmamıştır…

Sanki Cumhuriyetin ilanından bu yana taş üstüne taş konamış. Hatta biri lütfen bana tüm tarihi boyunca ortaya konan tek bir “Türk” rumuzlu özgün icat, eser, beşeri iz söylesin de beni kimliğimle ilgili kabuslarımdan kurtarsın ve çocuklarımıza örnek olsun, ilham versin!

Ve nihayet manzara elbette proje yöneticilerimiz için de farklı değil. PYD, IPYD, PMI TR gibi dernekleşen projeciler bu dernekler içinde kendi şahsi durumlarını korumak ve kollamak derdinden başlarını kaldıramamaktalar.

Ey Proje Yöneticilerimiz! Ne zaman sessiz sedasız, kokmaz bulaşmaz ve sertifika veya ünvan rantı peşinde koşan edilgen bireyler olmaktan çıkıp ülkenin kaderinde söz sahibi etkin kişiler olacaksınız?

Son zamanlarda iyice akıldan uzaklaştık sanki. Evrim kuramına inansa da inanmasa da herkes insanoğlunu diğer yaratıklardan ayıran özelliğinin AKIL olduğunu kabul ediyor sanırım. Yani akıldan, düşünmekten, çözümlemekten, planlamaktan vs uzaklaştığımız oranda insanlığımızdan da uzaklaşarak, soyumuzun türediğine inanmak istemediğimiz yaratıklara daha yaklaşıyoruz.

Yazdıklarım rahatsız ettiyse sizleri akıla davet ediyorum. Yorumlarınızı esirgemeyin lütfen. Düşünen proje yöneticilerine yakışır biçimde, ülkenin güncel konularında zekaları gıdıklayacak çözüm önerileri bekliyoruz. Ortak çıkar ve haklara sahip çıkmakta yurtdışındaki yurttaşlarımızın gafletine düşmeyelim.


 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

© MCM
credit