Enter Contact Information Here
 
 

gerçekleştirme sanatı 

Facebook Twitter E-mail RSS
 
 
Home » Proje yönetimi » Yetim TC Projesi
formats

Yetim TC Projesi

Published on Ocak 15th, 2012 by in Proje yönetimi

Bir karar alınmasını engellemek istiyorsanız yapacağınız en etkili hareket onu bir komisyona havale etmektir. Asırlarca tartışılır ve karar çıkamaz. Çünkü belli bir hedefin sahibi yoktur, bunun yerine farklı hedeflerin başka başka sahipleri vardır ve bir yere varılmaz.

Bir projeyi yok etmek için de en etkili yol onu sahipsiz bırakmak veya birden çok sahipli kılmaktır (aslında sahipsiz bırakmakla aynı etki).

Proje yöneticisi kavramının ve dolayısı ile mesleğinin ortaya çıkış nedeni işte budur. Projeyi, yani sonlu kaynaklar ile gerçekleştirilecek özgün işi, sahiplendirmek ve böylece gerçekleşmesini bir tür teminat altına almak içindir.

Maalesef bütün projelerin var oluş nedenleri doğal ve bariz olanı, görülebilir olanı olmayabilmektedir. Örneğin bir projenin var olması, aslında ötekilerin var olamamasını sağlamak için olabilir. Biliyorsunuz ki, özgürlükler tercihleri yapana kadardır; bir tercih yapmak demek, başka seçenekleri dışlamak demektir ve tercih yapılınca artık ona odaklanılır ve diğer seçeneklere yönelme özgürlüğü ortadan kalkar veya çok kısıtlanır.

Bunlar komplo teorisi değil, sosyolojik projelerin temelini teşkil ediyor. Türk devrimi de bence dünyanın en büyük ve önemli projelerinden biri olsa gerek.

Gen laboratuarında hücrelerin içindeki geni çıkartmak, başka gen yerleştirmek veya diziliminde değişiklik yapmak da yukarıdakilere benzer manipülasyonlar içeriyor. Protein veya molekül tipi bileşenler ucundan cımbızla tutup, makasla kesip, iplikle bağlanabilecek boyutta değiller, malum. Toplumsal projeler de son derece karmaşık ve büyük dönüşümler yaratabilen, müthiş heyecan verici, kahramanları ve hainleri olan, bütün öykülere zemin yaratan, ölümsüzlüğe ulaştıran araçlar. Bence ışık hızında uzay seyahatlerinden daha müthiş!

Toplumsal genlerle oynamanın gaz ve fren misali iki çok önemli aracı, genel anlamda bir projeyi diğerlerini bertaraf etmek üzere tercih etmek ve daha sonra zamanı geldiğinde o projeyi de söndürmek için onu sahipsiz bırakmak veya çoklu sahiplere yem etmek. Bu ikilemi kimi zaman gaz olarak kimi zaman fren olarak kullanmak olası.

Kişisel, ailesel, kabilesel, çevresel boyutlarda olduğu gibi, toplumsal boyutta da etken ve edilgenler mevcut. Proje yöneticileri olarak biz bu çevrelere paydaşlar diyoruz. Paydaşları çok iyi çözümlemek ve davranışları, izlenecek yolları ona göre belirlemek gerekiyor diyoruz. Farkındalık düzeyi yüksek olanlar etken, düşük olanlar daha ziyade edilgen konuma giriyor…

Burada anlattıklarımızı son aylarda haberlerde izlediğiniz olaylar çerçevesinde düşünmenizi rica ederim. Arap baharı, Mısır, Libya, Irak… nükleer santral işleri, Batı’nın ekonomik darboğazları, çevre bilinci ve küresel ısınma, Türkiye’de TSK, siyaset, anayasa, ana gündem konuları, özgürlük, demokrasi, insan hakları, GDO… Her şeyleri yememek lazım J

Tanrı hiç bir çocuğumuzu anasız-babasız, ülkemizi, projelerimizi, akılsız, fikirsiz, sahipsiz bırakmasın! Amin.

Yorumlarınızı beklerim.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

© MCM
credit