Mesleğin geliştirilmesi
Ankara ve İstanbul merkezli Proje Yonetim Derneklerimiz var. PMI, IPMA gibi ABD ve AB menşeli uluslararası mesleki kurumlar, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de, Proje Yönetimine yönelik kurslar, sertifikalandırma ve dernek faaliyetlerinde son derece agresif ve rekabetçi. Üniversite kürsülerinde Proje Yönetimi ile ilgili pek çok akademik içerikli çalışma, işin teorik boyutlarını enine boyuna işliyor. Çeşitli özel girişim kurumlarımız var, ki halk arasında proje kavramına dair farkındalık beslerken, ilgilenenlerin vesikalanmaya hazırlanmalarını sağlamaktan para kazanıyor. Proje Yönetimi ana başlıklı seminer, sempozyum ve her türlü Savunma Sanayii, Enerji, İletişim, Ulaştırma, Bilişim, İnşaat/Yapı sektörlerimizde artık PROJE YÖNETİCİSİ istihdamı çok bilinir oldu.
Ancak bütün bunlar işveren veya çalışanlar arasında Proje Yöneticiliği konularında bir dilbirliği, fikirbirliği veya en önemlisi, beklenti birliği sağlayabildi mi? Bunun cevabı biraz bu yazıya gelecek okur yorumlarından çıkacak. Benim şahsi görüşüm ise cevabın HAYIR olduğudur.
Proje Yöneticiliği ünvan ve görevi, meslek üyesinden çok, kurum içinde terfisi gelen herhangi bir bekçi/bakıcıya teslim edilmeye, proje yönetmenin gereksinim duyduğu planlama ve icraata yönelik bilgi toplama, dağıtma ve çözümleme altyapısına gereksiz masraf kapısı gözüyle bakılmaya, proje yöneticiliği işlevi baş-icraatçılık olarak (baş-mühendis, baş-hekim, baş-öğretmen, baş-aşçı, baş-usta, vs) görülmeye, proje kaynaklarının sevk ve idaresinde üçüncü tarafların proje yöneticisinden daha fazla söz hakkı olmasına, üst yönetim müdahaleleri ile proje yöneticisi yetki ve etkinliğini sabote etmeye devam edildiği müddetçe, bu görev giderek kimsenin üstlenmek istemeyeceği bir iş olacaktır.
Proje Yöneticisi olarak atanan tüm meslekdaşlarımız er-geç ciddi ihtilaf yaşayarak, ya görevden ayrılıyor, ya da uzaklaştırılıyorlar. Çoğu yeni tabir ile “Mobbing” veya işyerinde mesleki tacize maruz kalıyorlar. Bu durumların altındaki ortak çarpan, daima beklentilerin uyuşmazlığından kaynaklanıyor. Üst yönetim kaynak ve yetkisini kendi arzusuna göre değişken ve kısıtlı tuttuğu proje yöneticisinden mucize yaratan bir sihirbaz olmasını bekliyor. Sonuç, herkes için hayal kırıklığı, hüsran ve büyük itibar kaybı oluyor.
Bunlar da herkesin malumu, bu blogda da heryere yazıldı zaten…
Proje Yönetimine dair mevcut toplumsal faaliyetlerin TAMAMI proje yönetimi metodolojisi ile kitabi bilgilerinin aktarımı ve tartışılması üzerine kurulu. Proje Yöneticilerinin dayanıştığı, dil, fikir ve beklenti birliğini tanımladığı ve savunduğu, icraatları, maduriyetleri, hakları, sorumlulukları dile getiren bir zemin yok.
Konuyu önemle tartışmaya sunuyorum.