Osmanlı’da Proje ve Yönetimi

Büyük kaynakların seferber edildiği özgün gerçekleştirme işlerine proje dediğimize göre, bu tanıma uyan Osmanlı devri işlerini merak ettim.

 

Çok derinleşmeden ve kısa sürede Wikipaedimimar_sinana üzerinde yapılan bir taramadan şunları öğrendim;

 

Yaklaşık 700 yıllık ömrü boyunca, Osmanlı İmparatorluğunda binlerce kişinin seferber edildiği işler arasında yapı işleri önde geliyor. Bu kapsamda, Mimar Sinan, Mimar Tahir ve Baylan ailesi Mimarlarının önderliğinde 17 büyük cami/medrese, 3 büyük saray, 2 büyük kışla, çok sayıda han/hamam/türbe, köprü, çeşme, yalı/konak/ev ve su yolları inşa edilmiş. İki tane büyük demiryolu projesi (Bağdat ve Hicaz), Don-Volga suyolu/kanalı, Tiberya yerleşimi, madencilik ve demir/döküm ile Istanbul, Gelibolu ve Karadenizde tersaneler var, ama bunlar daha ziyade yabancıların güdümünde yürütülmüş işler.

 

Aynı 700 yıllık süre zarfında, Osmanlı İmparatorluğunun onbinlerce kişiyi seferber ederek yürüttüğü işler askeri harekâtlardan ibaret. Bunlar, yaklaşık 100 büyük fetih/işgal, 70 büyük çıkartma, 15 büyük kuşatma ve 20 büyük savaş harekâtından ibaret.

 

Daha öncesinde ise, orta asya’da demirdöven atalarımızın gördüğü büyük kaynak seferberliği ve özgün gerçekleştirme örnekleri de, Çin kökenli askeri harekât ve kısmen Büyük Çin Seddi’nin inşasının kalıntıları olabilir.

 

Demek ki, Osmanlı ve öncesindeki birikim ve görgünün mirasçıları olarak bizlerin büyük kaynakları seferber ederek özgün bir şey gerçekleştirme genlerimiz 700+ yıldır daha ziyade çıkartma, kuşatma, savaş ve fetih deneyimleri ile yoğrulmuş durumda.

 

Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana, bu yazının yazıldığı tarih itibarı ile geçen 86 yıl içinde yürüttüğümüz ve büyük kaynak seferber ettiğimiz özgün işlerimiz, başta Türk Devrimi olmak üzere, toplumsal, kültürel, bilimsel, sınaî, enerji, ulaşım, iletişim, eğitim, tarım vs projelerimizin hepsi, bir taraftan 700 yılın içimize işlediği askeri deneyimlerimiz, diğer taraftan bu projelerimizi beraber yürüttüğümüz yabancı paydaşlarımızın deneyimleri ve bize aktardıkları ile şekillenmiştir.

 

Bunların içinden, kalite sistemi, proje yönetimi, konfigürasyon takibi veya yönetimi, risk takibi veya yönetimi, dokümantasyon, iş dağılım ağacı, maliyet dağılım ağacı, organizasyon dağılım ağacı, iş-tamamlama ölçümleri vs gibi bazı kavramları halen özümseme ve anlama çabası içindeyiz.

 

Büyük kaynakların seferber edildiği özgün işler olarak baktığımızda, projelerimizin yönetim modeli olarak örnek alabileceğimiz yegâne kaynak, 19. yüzyıl sonrası batı ve kuzey ülkelerindeki uygulamalar olmaktadır. Biz de zaten oraya yönelmekteyiz…

 

Murat Cem Mekik, PMP

Yorumlar (8)

harvelusHaziran 6th, 2009 at 04:41

başlığı görünce herhalde Osmanlı dönemdeki Proje yönetimi, işlerin planlanması ve idaresi konusunda ciddi bir araştırma yapılmış ve orjinal bazı bilgiler elde edeceğim sanmıştım. fakat yazının içeriği en baştan kendini ele veriyor, bir wikipedia sorgusunun sonucuna üç beş te hoş kelam eklenme gayretininden öteye gidememiş. yazi bildiğimiz geyik muhabbeti diye tabir edebileceğimiz hazırcı, aceleci, sabirsiz ve özensiz internet kültürü kırıntılarından başka birşey değilmiş. Anlamadığım şu, madem bir disiplin(proje yönetimi) ile ilgili ciddi bir tecrübe ve birikim yapmışsın, kaliteli çıktının önemini de bilirsin, tarihteki önemli bir olayı enine boyuna bu disiplin çerçevesinde değerlendirmeye çalışıp yorumlasana hem böylece bir değer katmış olursun okuyucuya. Örneğin Fatih’in istanbul’u feth ederken Planlama sürecini, planların detaylarını, risk değerlendirmelerini, alternatif analizlerini v.s inceleyebilirsin. Al sana Osmanlı’da proje yönetimi neymiş. Veya al Mimar Sinan’nın en basit bir köprüyü tasarlayıp inşa ettiği süreci incele ve bunu kendi PM bakışın ile bize yansıt bak bakalım süper bir yazi oluyor mu olmuyor mu. hadi hayırlı traşlar.

Cem MekikHaziran 6th, 2009 at 08:38

Ben merak edip internetten baktım. Başkaları da merak ederek daha ileri görütüp, tarihçi bakışı içinde ele alabilirler. Belki bunu adını bile esirgeyen harvelus bile yapabilir, kimbilir? İşleri uzmanlarına bırakmak lazım.

Serhat ServerAğustos 17th, 2009 at 07:36

En hoşlanmadığım şeylerden biri ; kişinin işiyle özel yaşantısını birbirine karıştıran zihniyet. Örnek:
madem bir disiplin(proje yönetimi) ile ilgili ciddi bir tecrübe ve birikim yapmışsın, kaliteli çıktının önemini de bilirsin, tarihteki önemli bir olayı enine boyuna bu disiplin çerçevesinde değerlendirmeye çalışıp yorumlasana hem böylece bir değer katmış olursun okuyucuya

Adam her yaptığı işte artık proje planlaması kriterlerini mi uygulayacak , ya da ister uygular ister uygulamaz bundan dolayı yapılan eleştiri saçma olur bence.

Ama sen bu kişiyle iş ortamında tanışırsın, o zaman yaptığı işi beğenmezsin eleştirirsin o ayrı.

M Cem MEKIKAğustos 18th, 2009 at 05:17

Sayın Bilirkişi veya Dışses; ya da Serhat Server (Sırverme)

İş ile özel yaşantının birbiri ile karıştırıldığına nasıl kanaat getirdiniz acaba? Bu durumdan hoşlanmıyor olmanızın bu yazı ile ne ilgisi var? Ayrıca günümüz araçları (ceptel, internet vs) sayesinde zaten sadece iş ve özel değil, herşey birbirine girmiş durumda.

Bir de, hiç tanımadığınız kişilere ikinci tekil olarak hitap etmek sizi çok mu yüceltiyor?

Egonuzu ancak böyle yorumlarla tatmin edebildiğiniz düşüncesi ile sizi bu şahsi saldırınızdan dolayı hoşgörüyorum.

Serhat ServerAğustos 18th, 2009 at 13:45

Sayın Cem Mekik :) yazdığım yorumu tamamen yanlış anladığınızı düşünüyorum ya da şu anda ben de bir anlama problemi var.

Siz :) gerçekten yazdığım mesajı iyi okuyun bence. Mesajınızda bana yaptığınız yorumlar tamamen geçersiz. Yaptığım yorumun kimseye şahsi saldırı içerdiğini falanda düşünmüyorum. Yapılan her işi her emeği değerli gören bir kişi olarak kendimi bana yönelttiğiniz eleştirilerin muhatapı olarak görmüyorum.

Tüm yorumları baştan aşağı okursanız bunu anlayabilirsiniz.

İyi çalışmalar..

Serhat ServerAğustos 18th, 2009 at 13:51

—> harvelus ‘un yazdıklarını eleştiren bir yorumdu daha çok

CivanEylül 3rd, 2009 at 00:10

“Konfigurasyon takibi” nerde İstanbulun fethi, mısır seferi nerdee.. Bunların hiç plansızmı yapıldığını düşünüyorsunuz. Tarih bilginizi Wikipedia ile sınırlı tutarsanı çok konuda temelsiz yazılar yazabilirsiniz.

Gemilere yol yapıp karadan yürütürken hadi tutun şunları itelim geçirelimmi dendiğini zannediyorsunuz.. Bunlardan binlerce sayabilirim.

Hayatta her şey bir proje yönetimidir, Yöntemleri farklılıklar gösterebilir.
Ama sanki atalarımız hep savaşmış, başka da bir şey yapmamış gibi göstermeye çalışmanız bilgisizlik değilse iyi niyetle açıklanamaz.

700 yıllık bir dünya projesi, ve sürekli yöneticileri değişen.. Bunun nasıl bir proje olduğunu idrak edebildiğiniz zaman “ibaret ibaret” dediğiniz şeylerin sadece sizin “bilginizden ibaret” olduğunu göreceksiniz.

Saygılarımla..

mcmEylül 15th, 2009 at 05:46

Bu yazının amacı, proje yönetimi kültürümüzün askeri harekatlar ve buna dayalı kısıtlı yapı işleri ile sınırlı olduğuna yönelik bir tespittir. Irili ufaklı tekneler çok uzun dönemlerden bu yana (belki Hz. Nuh) tersane veya çekek yerlerinde kalaslar üzerine yağ sürülerek kaydırılagelmiştir. Bahse konu tespit ayrıca bugün mevcut tüm enerji, iletişim, savunma, yapı ve endüstri projelerimizin yürütülmesindeki aksamalarda da gözlemlenmektedir.

Fakat, böyle bir tespit 700 yıllık geçmişin küçümsenmesi veya inkarı olarak algılanmamalıdır tabii. Her ne kadar atalarımız da gerçekten savaşmaktan başka bir işe vakit ayırmamış gibi görünseler bile.

Yorum Yaz

Yorumunuz