Proje yöneticiliği mesleği
Proje Yöneticiliği Mesleğine Dair
Projeler, sınırlı kaynakların seferber edilerek ortaya çıkarttığı özgün gerçekleştirme işleridir. Önemli miktarda insan, techizat, malzeme ve zamanın ahenkli olarak sevk ve idaresini gerektirir. Projeler tanımları ve doğaları gereği, daima özgünlük ve ilkdefalık içererek, hep büyük-küçük değişimlerin araçları olurlar ve dolayısı ile tarafları için büyük stratejik önem taşırlar.
Başka faaliyetlerin yanısıra proje tanımına uygun işlerin de yürütüldüğü Kurumlarda, önemli değişimlerin ve stratejik kararların aracı olan projeler, kurumun genel menfaatini gözetmekle sorumlu olan üst yöneticilerin güdümüne bırakıldıklarında, pek çok başka önceliklerin akıntısına kapılıp sapmalar gösterir, sürüklenip karaya oturur ve sonunda başarısızlığa uğrarlar.
Projelerin taşıdıkları öneme ve seferber edilen kaynaklara istinaden, başarısızlığa mahal vermemek için, sadece o projenin menfaatini gözeterek, başka önceliklerin öne geçmesine izin vermemek üzere proje’ye, doğrudan en üst yöneticinin icazeti ve yetkisini taşıyacak şekilde, özel bir yöneticinin atanması geleneği başladı. Böylece Proje Yöneticiliği ünvanı oluştu.
Zaman içinde bu ünvanın uygulamaları kendine has meslekî gerekler, yöntemler ve özellikler de geliştirdi. Günümüzde ise Proje Yöneticiliği, özel akademik kürsüleri olan ve yüksek okul diploması alınabilen, veya bağımsız meslek kuruluşlarının sertifikalandırdığı, özgün bir meslek olarak kendini ortaya koymuştur. Büyük kaynaklar içerecek taahhüt alan veya veren kurumlar, projelerini sıradan yöneticiler yerine Proje Yöneticiliği mesleğinin üyelerinin yönetimine bırakmayı şart koşmaya başlamışlardır.
Gelgelelim, herşeye rağmen, günlük gerçek çalışma ortamlarımızın çoğunda yukarıdaki tarihçe ve özellikler unutularak, proje yönetimi bir stratejik yetki ve kaynak odağı olmak yerine, kurumun herhangi bir üst yöneticisinin emrindeki işlevsel bir icraat sorumluluğu veya infaz memurluğuna indirgenir. Sorumlulukları baki tutulurken, yetkileri devredilmez. Yani kurum kaynaklarını başka önceliklere yönlendirebilme yetkisi hala üst yönetim üyesinde kalır.
Mesleğe yeni gelenler ve daha deneyimli olanlarımız arasında mesleğin gerekleri ve deneyimlerimizin aktarımı ve paylaşımı kadar, işimizi layıkı ile yapabilmemize olanak tanımak üzere, gerekli yetkiyi temin ederek, projemizin başında ayrılan ve mutabık kalınan kaynaklarının sadece ona akıtılmasını temin edebilmenin önünü açık tutmamız gerekmektedir.
Blog’umuzun temel görevi işte bu bilincimizi taze tutmak ve yaygınlaştırmaktır. Yetki ve onun güdümündeki kaynak idaresinin önü açılamazsa proje yöneticiliği ünvanının içini doldurmak mümkün olamayacaktır.
Görüş, duygu ve önerilerinizi bekliyoruz.